Lorenzo Soria

Altın Küre’ye dahil olma sürecinizden bahsedebilir misiniz?
Çok uzun yıllar önce 1983 yılında Los Angeles'a taşındım. 30 yıldan fazla zaman geçmiş üzerinden. Öncesinde Milano’da şu anda hala çalışmakta olduğum L'Espresso dergisinde finans ve ekonomi yazıyordum. Ve sonra bir yaz bir grup arkadaşımla Los Angeles'a tatile gittim ve çok sevdim. Kendimi oraya ait hissettim. Tabii ki işin içinde bir de kız vardı. Milano’ya döndüm ve tam zamanlı işimi bırakarak dergiyle hayatımı idame ettirmeye yetecek yeni bir anlaşma imzaladım. İhtiyacım olan orayla bağlantımı kesmek ve böylesine bir hava değişikliği idi. Böylece Los Angeles’a gittim. Aklımdaki başkaları hakkında yazmaktan çok kendi inisiyatifimi almaktı. Los Angelas’ta La Stampa adlı yayında gazetecilik yapmaya başladım. 

1989 yılında Altın Küre’yi organize eden Hollywood Yabancı Basın Derneği’ne (HFPA: Hollywood Foreign Press Association) katıldım. Yabancı bir dergi için çalışan yabancı bir gazeteci olarak başvurum hemen kabul edildi. İlk başlarda yeni ve utangaç bir üye iken, kısa zamanda organizasyon içinde aktif rol almaya başladım. Sonra başkan yardımcısı oldum ve 2003 ve 2005 arasında üç yıl için başkanlık görevini yürüttüm. Şu anda başkan yardımcısı olarak görevimi sürdüyorum. Hollywood denince akla Altın Küre geliyor ama bu bir günlük bir organizasyon. Ve biz yılın geri kalanını dolu dolu geçiriyoruz. Öncelikle çok fazla röportaj ve basın toplantısı yapıyoruz ve gazeteci kimliğimizle dünyanın farklı birçok şehrine gidiyoruz. Yani bir gazeteci olarak böyle bir organizasyonun bir parçası olmanın ana sebebi gazeteciliğe dair fırsatlar. Tabii ki bunun yanında sponsorluklar, işbirlikleri, prodüksiyon, sosyal medya ve nihayetinde kırmızı halıyı daha iyi nasıl yaparız gibi sorumluluklarımız var. Biz kar amacı gütmeyen bir organizasyonda çalışan gazetecileriz ve iş adamları değiliz. Bazen haddimizi aştığımız hissine kapılsak da bir şekilde üstesinden çok iyi geliyoruz.


Lorenzo Soria


How has your involvement with Golden Globes started?
I moved to Los Angeles many many years ago, 1983. So its over 30 years. I was working at Milano at a news magazine I still work for called L’Espresso. I was dealing with finance and economics. And then one summer I went with a bunch of friends to California, LA. And I just liked it. I felt at home. And there was also a girl involved, like often in life. So I made a deal with the magazine and I left my full time position. I got a contract somehow to survive. I really want to finish there and change air. So I went to Los Angeles. My idea was that I was going to do something different than reporting about others and take my own initiative. I started working as a journalist called La Stampa, LA. 

And after a few years I joined the Hollywood Foreign Press Association, which is the organisation that organises the Golden Globes. So by virtually being a foreign journalist working for a foreign publication I applied and got in, that was 1989. At first I was a new shy member then I started getting active in the organisation and then I started working on the board of directors, and then I was vice president and then I was president for three years between 2003 and 2005 and now I am vice president and what it really means is that people think Hollywood and they think Golden Globes. But Golden Globes is one day a year and the rest of the year we have a lot of things going on. First of all we have a lot of interviews and press conferences and junkets around the world in London New York and so on. So the main reason as a journalist in such an organisation is the journalistic opportunities. And then there is also an organisation to run which means sponsorships, partnerships, production, and social media and how to make the red carpet better. We are a non profit organisation run by journalists and we are not businessmen so sometimes you feel you are dealing things bigger than you but somehow we manage very well. 
1 / 8
2 / 8

Lorenzo Soria


Kar amacı gütmeyen bir kuruluş olarak çok büyük bir ekonomiyi etkileyen bir iş yapıyorsunuz. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Şanslıyız çünkü elimizdeki çok değerli yayın hakları ve bunu satın alan bir network gibi bir şansımız var; dolayısıyla finansal sıkıntı yaşamıyoruz. Gelirimizin sadece üçte birini organizasyonun işletme giderleri için ayırıyoruz; geri kalanı ise kar amacı gütmeyen diğer organizasyonlara, film öğrencileri için oluşturduğumuz burs fonlarına, film restorasyon projelerine yönlendiriliyor.

25 yıldır HFPA’nın ve Altın Küre’nin bir parçası olmanızın sizin için en heyecan verici yönü nedir?
Robert Redford, Meryl Streep veya Woody Allen’la ilk tanıştığınızda bir hayran olarak çok heyecanlanıyor ve bu insanların elini sıktığınıza inanamıyorsunuz. Fakat 10. kez bunu yaparken artık rutin haline geliyor ve durumla barışıyorsunuz. Bu artık günlük bir rutin haline geliyor, ne soracağım, ne giyeceğim gibi düşünceler kalmıyor ve her gün yapılan bir iş haline geliyor. Farkındayım ki insanlar işimin sinemaya gidip güzel filmler izlemek olduğunu düşünüyor ve ne harika bir iş diyorlar. Büyük yıldızlarla röportaj yapıyor, dünyanın dört bir yanındaki festivallere katılıyorum. Şikayetçi değilim. Çok daha zor ve insanlık için önemli işler olduğunu biliyorum. Ve bu işi yaparak zengin olunmuyor fakat şu anda İstanbul’da olmam gibi zevk aldığım yanları da var.

Bu İstanbul'u ilk ziyaretiniz mi?
Hayır, yıllar önce kolej öğrencisiyken bir arkadaş grubuyla Eski Yugoslavya, Yunanistan ve Türkiye’de İstanbul ve Kapadokya’yı içeren bir tur yapmıştık. Bundan 30 yıl önceydi yani 1975 yılından bahsediyoruz. 


Lorenzo Soria


You are influencing of a huge scale of economy still you are a non-profit organisation. How does it work out?
We are lucky that we have a network paying for the broadcast right, which are very valuable so we don't have financial struggles. We give most of our money to charitable organizations and we use 1/3 of these funds to run the organisation but the rest goes to scholarships to film students, restoration of films, etc.

So what is the most exciting thing about being a part of the association for you after 25 years?
Well, when you meet Robert Redford, Meryl Streep or Woody Allen for the first time you are like a fan and you get very excited and I can't believe shaking his hand and then when you do it for the 10th time you get used to the routine. You get so peaceful with it. It's my daily routine. Its not like what am I going to ask and how am I going to dress but it happens every day. I know from the outside many people think my work is going to the movies and they say what a job you have. You interview big stars and you travel the world to festivals. I am not complaining. You see there are many jobs that are way harder and more important to the world. And I am not getting rich doing it, but I have some benefits to enjoy like being here.

Is this your first time in Istanbul?
No, I was here many years ago when I was in my collage years. We had a trip with a bunch of friends including visiting former Yugoslavia, Greece and we went to Cappadocia. We are talking 1975 here, so 30 years ago.
3 / 8

Lorenzo Soria


Uluslararası Boğaziçi Film Festivali Büyük Ödülü Jüri Komitesi üyelerinden biriydiniz. Festivale dahil olma sürecinizi anlatabilir misiniz?
Yakın arkadaşım Valentina Castellani, Belçim Bilgin ve Kelebeğin Rüyası filminin halka ilişkilerini yürütüyordu. Böyşece Belçim’le arkadaş olduk ve filmin Los Angeles’taki bir çok sunumuna brlikte katıldık. Belçim’in Los Angeles’ta geçirdiği bir kaç ay boyunca birlikte vakit geçirdik ve arkadaş olduk. Sonra festivalden yaklaşık 6 ay kadar önce bana teklifle geldi ve kabul ettim. Burada olmaktan mutluyum. Kısa filmler ve belgeseller jürisindeydim.

Festival’de Nuri Bilge Ceylan’ın Kış Uykusu filminden bahsettiniz. Film hakkında ve genel olarak Türk Film Endüstrisi hakkındaki düşünceleriniz neler?
Kış Uykusu’nu izlemeye filmin PR’ını yapan bir arkadaşımı memnun etmek için gittim. 3 saat 15 dakika boyunca bir Türk filmi izlemek. Hem de kız arkadaşımın doğum gününde. Aslında benim için büyük bir fedakarlıktı. Kız arkadaşıma 1 saat filmde durup tüyebileceğimizi söyledim. Aynı gece Hunger Games’in gala gecesiydi ve ardından oldukça büyük bir parti verilecekti. Karar verilmişti. Ancak filmde geçirdiğimiz bir saatin sonunda kız arkadaşımla göz göze geldik ve film salonunda kalabileceğimizi söyledi. Bir saat daha geçtikten sonra ikimiz de filmi sonuna kadar izlemek istediğimizi biliyorduk. Filmin sonunda o kadar etkilenmiştim ki bir saat daha salonda kalıp izlemeye devam edebileceğimi hissettim. Kapadokya’da türk aktörlerle çekilmiş ve anlayabilmek için altyazıya ihtiyaç duyduğum bir film. Ancak aşktan, ilişkilerden, yalnızlıktan, arkadaşlıktan, ihanetten, hırstan ve herkese hitap eden, herkese bir anlam ifade eden daha bir çok evrensel duygudan öyle derin ve şiirsel bahsediyor ki, etkilenmemek imkansız.

Lorenzo Soria


You were one of the members of Grand Prize Jury Committee of International Boğaziçi Film Festival. How has your involvement with the festival happen?
I am good friends with a lady called Valentina Castellani who was the publicist of Belçim and The Butterfly's Dream. So I became friends with Belçim Bilgin and we went to many presentations of the movie in Los Angeles together. And she came with to a few premiers so we spend time together throughout her stay for several months and we became friends. And then one day maybe 6 months before the festival she asked me abut the festival and so I was interested in coming and then I said yes. I am happy to be here. I was part of the jury for shorts and documentaries.

You mentioned Nuri Bilge Ceylan's Winter Sleep in a debate during the festival. What is you opinion of Winter Sleep and Turkish cinema industry in general?
I went to see Winter Sleep to please a publicist who was representing the movie who is also a friend of mine. And also I was coming here. But basically it was like a sacrifice. Spending 3 hours and 15 minutes watching a Turkish movie. It was also my girl friends birthday. So I told her that we would go for an hour and we would run -away. That night was the opening of Hunger Games and there was a big party. So we agreed on the plan. After one hour we looked at each other and she said I can stay. And after another hour we decided that we wanted to see the whole movie. And by the end of the movie I could have stayed another hour because I was taken by it. I think this Turkish movie filming in the caves of Cappadocia with Turkish actors speaking in a language I need subtitles. But he talks about love and relations and loneliness and friendship and betrayal and ambition and those are all universal emotions that talk to everybody and so given they speak a foreign language in a beautiful foreign environment, but somehow we can all relate to those emotions and to those characters. I think he was very poetic and the script was beautifully written and deep. 
4 / 8
5 / 8

Lorenzo Soria


Hollywood’da çok önemli bir rolünüz var ve hayatınız imrenilecek kadar ilginç. Dünyanın en yetenekli insanlarıyla yakınsınız. Sizde en derin izleri bırakanları bilmek istesek?
Röportajlarda bu soruda hep zorluk çekiyorum. Hollywood’un en büyük klişesi suni, plastik, aptalca ritüelleri olan ve çok büyük paraların döndüğü bir yer olması ve bu doğru. Ama bir diğer yandan da dünyadan çok sayıda zeki ve yetenekli insan için bir cazibe merkezi burası. Aynı zamanda da çok büyük bir rekabetin olduğu bir atmosfer. Sadece çok çekici olmanız veya önemli bir kişiyle seks yapmış olmak hiçbir zaman yeterli değil. Kendinizi gösterebilmek için kayda değer bir yeteneğe ve bu kadar rekabet dolu bir ortamda var olabilmek için de güçlü bir karaktere ihtiyacınız var. 

Brad Pitt’i dışarıdan yakışıklı sarışın bir adam sembolü olarak görürken ve bir kadın olarak ondan etkilenirken onu tanıdığınız zaman aslında mimariye meraklı, yaşadığımız çevrenin çokça farkında olan, sosyal sorumluluklarını bilen, hassas ve bilgili bir adam olduğunu anlarsınız. Bir seks sembolü olmanın yanı sıra hayran olunacak öyle çok yönü var ki. Bu Brad dışında suni birer süper star olarak gördüğümüz o kadar çok aktör için geçerli ki. Mesela geçen hafta Jim Carrey ile beraberdim. Onu hep güldüren adam olarak görürsünüz ancak depresyon ve kendine güvensizlikle dolu o kadar çok zaman geçirdi ki. Onlarca kez Robin Williams ile röportaj yaptım, sonunun nasıl olduğunu biliyorsunuz. Sizi durmadan güldürüyor ve olmasını istediğiniz adam olabiliyor. Her cevapta ayrı bir mizah gizli ancak bu sadece diğer şeyleri gizlemek için bir maske.


Lorenzo Soria


Playing a very important role in Hollywood and the life you are enjoying is amazing and adorable. You have been very close with some of the most gifted people in the world. Who have left a mark in your life most?
I always have difficult time with this question. There is a cliché about Hollywood as being a place of superficiality, plastic surgery, big money and vanity and silly rituals; all this is very true. But it is also a place that tends to attract a lot of talented, smart people coming from all over the world. And is a very competitive environment. It’s not just enough to be attractive or to have sex with somebody important. In order to make it you need to have some real artistic talent and also some strength of character to survive the pressure. 

You think of Brad Pitt as the symbol of good looking blonde man and then you get to know him. If you are girl you are immediately attracted to him but he is also a sensible guy, he is interested in architecture he know about the world we live in, gives to charity, he is well informed. You seem as somebody must become a sex symbol but he is also many other things. This applies to many other actors that we tend to look in superficial terms just as big stars, there is more to that. I was with Jim Carrey last week and you think of him as the guy that make you laugh. But like most comedians, he has a tortured life; he went through depression and insecurity. I interviewed Robin Williams many times and we know how it ended. He makes you laugh continuously and he is always anything you ask. There is always an answer with humour but it is really a mask to hide other things.


6 / 8

Lorenzo Soria


Gelmiş geçmiş 3 favori filminizi sorsak?
Apocalypse Now favorilerimde öne çıkanlar arasında. 1979’da başlı başına bir deneyimdi benim için. Tabi bir de Godfather var. Hollywood’un super kahramanlara bu kadar hevesli olması en büyük klişelerden bence. Endüstri tamamen süper kahramanlar tarafından domine ediliyor ve stüdyolarda bu hikayeler için çok donanımlı. Blockbuster filmler yapmaya gerçekten çok hevesliler. Ancak gözden kaçırdıkları bir durum var ki her sene insanı gerçekten derinden etkileyen, bir diğer deyişle seninle konuşan çok fazla film üretiliyor. Tabii bir de US dışında Avrupa, Latin Amerika ve Asya’dan çok fazla iş çıkıyor ancak bunlar malesef çoğunlukla kaybolup gidiyorlar ve hakettikleri gösterimlere ulaşamıyorlar. Altın Küre jürisine dahil biri olarak söylemem gerekir ki yabancı filmlerle de ilgileniyoruz. Bu sene gördüğüm en az 10 yabancı iyi film sayabilirim ancak bunlar arasından Kış Uykusu gerçekten de listemde ilk 3’te.

Şu an üzerinde çalıştığınız en heyecan verici fon yaratma projesi nedir?
Bir çok sinema okuluna burs imkanı tanıyoruz ve her sene bir sürü genç öğrenciden kısa filmlerine ve çalışmalarına destek verdiğimiz, işlerine fon sağladığımız için teşekkür mektupları alıyoruz. Çoğu zaman bu mektuplardan çok etkileniyorum ve anlamlı bir şey yaptığımı hissediyorum. bir diğer taraftan Martin Scorsese Film Vakfı ile bağlantılı çalışıyoruz ve eski filmleri arşivliyoruz. O kadar çok kaybolmuş, hiç görülmemiş ya da çok kötü durumda film var ki günümüz kültürünün çok önemli bir bölümünü oluşturan bu eğerleri kurtarma misyonunu da çok önemsiyorum. Düşünsenize ya şimdi koruma altına alınacaklar, ya da sonsuza kadar yok olacaklar. Aç insanları doyurmak kadar önemli bir girişim olmasa da insanlığa dair kimliği hayatta tutmak, korumak için çok önemli bir proje bu.

Bu sene Golden Globes’da rekabeti nasıl buluyorsunuz?
Her seneye o sene pek de iyi bir şeyler olmadığını düşünerek giriyorum sanırım. Bu sene yine bariz bir kazanan yok gözümde. Çok iyi filmler var ancak yarışı kim önde bitirecek göreceğiz.

Lorenzo Soria


Can you name us your 3 most favorite movies of all times?
Apocalypse Now is a movie that stands out. It was an experience in 1979. It was with Marlon Brando at the end. Then there is The Godfather. Another cliché is that Hollywood has only super heroes and super men. The industry is completely dominated by that and the studios are geared for that. They only interested in making blockbusters. But every year many many movies that are really good and that really affect you and talk to you. And there are a lot of movies not made in the US; European, Latin America, Asia that unfortunately get lost and they don’t get exposed and seen as it should. But as part of being a jury of Golden Globes, we also look at foreign movies. I can think of at least 10 good movies I have seen this year and one of them is Winter Sleep, which is also in my top three.

What is the most exciting fund raising project you are working on right now?
We give scholarships to several film schools and every year we receive some letters from young students thanking us for giving the opportunity to continue studying and for allowing them to have the funds to do their short films. So often those letters are very moving and you think you are somehow giving back and doing something meaningful. We are also tied to the Film Foundation Of Martin Scorsese and funds there are used to restore old movies and that’s also an important mission because movies are in many ways the culture of our days and tons of movies have already disappeared and never to be seen again and some are in really bad shape. So you either save them now or they will disappear as well. So it’s like preserving our identity, it is not as important as feeding hungry people but it is also very important.

How is the competition like this year or 72nd Annual Golden Globes?
Every year you think this year there is nothing really good. This year there is no obvious winner, no film that stands out. There are a lot of good movies but not anything memorable. So we will see.
7 / 8




Lorenzo Soria

Interviewed by Ceyda Türkön




Other Posts
Dull Men's Club
PARADISE
Commodo | Hadi Hadi Ah
Color TV, No Vacancy
Cassius - Action ft. Cat Power, Mike D
Lola Dupré
8 / 8
keinmag@gmail.com
Kullanım Koşulları:

www.keinmag.com tarafından üretilmiş fotoğraf, resim, video ve benzerleri kullanım ve içerik hakları saklıdır. Site içerisinde kulanılan, herhangi birine ait içeriğin hakları sahiplerine aittir.



Terms of Use


All online content of www.keinmag.com (including all images, videos and other visuals) of the website cannot be used without the permission of the authors, artists and photographers noted.